Bu kadar değerli Bir bilgiyi paylaşmadan geçmek istemedim ...
"Değerli Dostlar,
Yeryüzünün aldığı yağmur oranı 10 yıllık aralıklarda artar. bu sene (2010)
dünyanın periyodik olarak en çok yağmur alan yıllarından biri olacak, yani
toprağın bereketinin yüksek olacağı bir yıl. .
Bu nedenle yediğiniz kayısı, şeftali, kiraz, vişne, karpuz, kavun, erik
vb.meyvelerin çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın, hele çöp poşetlerine ASLA hapsetmeyin. Mümkünse herhangi bir yerde toprağın 10 cm altına gömün.Üzerine de bir bardak su dökün.
Gömme imkanınız yoksa bi poşette bu çekirdekleri biriktirip yanınıza alın
(yada arabanıza koyun) arsa, tarla, toprak yol kenarı, yamaç gibi toprağı
gördüğünüz alanlara bu çekirdeklerinizi savurun, korkmayın bu çevre
kirliliği değildir :-) aksine çevre için yeni hayattır. Doğa hemen o yeni
çekirdekleri kucaklar ve besler.
Yapacağınız en kötü hareket çekirdekleri poşetlere hapis etmektir ! Bunu
yapmayın ve yaptırmayın.
Yapılan çalışmalarda doğaya başıboş atılan ya da dikilen bu çekirdeklerin
en az yarısının yeşerip ağaç veya bitki olduğu kanıtlanmış.
En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılması, ülkemiz
adına küçümsenemeyecek büyük bir servet...
Daha yeşil bir ülke için, daha temiz hava için, toprak kaymasını önlemek ve
yeni nesillerimize yeşil bir dünya bırakmak için hep birlikte elimizden
geldiğince meyve çekirdeği gömelim, savuralım, fırlatalım.
Bu uygulama TEMA tarafından başlatıldı ve bilinçli toplum olarak bizlerin
desteklerini bekliyor, Doğaya yardım etmek, gelecekte etrafımızı saracak
beton ve gökdelenlerden alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu
çekirdeklerden çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır.
Poşete koymadığınız her çekirdek için şimdiden teşekkürler..."
DGD
Doğa Gönüllüleri Derneği
Delikadin Nuray
Herkese Merhaba,
Bu mimi görünce dayanamadım kızımda uyurken hemen yazayım dedim :)))
Nuraycım bu arada hastane çıkışı demek Çiyaya gittinizzz :))) Sizi gidi kaçaklarrrrrr...
1- Mantıyı çok severim.. En son sizinle de paylaştığım Casita - Feraye mantıya bayıldım.. Yanında coca-cola ve ekmek ile müthişşşş lezzet... Şimdi olsada yesekkk..
2- Bir zamanlar Nautilusta vardı ama kapandı...Appetitoyu bilenler bilir belki... Özgür makarna yaptırırdım her seferinde ama hep aynıydı seçeneklerim :) Fakat ben bu lezzeti yiye yiye kendim yapıyorum artık makarnamı.. Bir sonraki postta en son yaptğıım makarnayı paylaşıyor olacağım..
3- Eşiminde bayıldığı benimde çooook severek yediğim Fajita...
Mekanlar belli Midpoint ve Kırıntı...
4- Kokoreç... Koko kokooooo... Bizim mekanımız Bostancıda Üçler. Taner çok giderdi zamanında ve ben nefret ederdim ıyyyy derdim ama bir gün benide tanıştırdılar veeeee 9 ay boyunca hadi doğurayımda kokoreç yiyeyim diye sabırsızlıkla bekledim.. Şimdi de havaların biraz güzelleşmesini bekliyorum. Akşam gidicem bizim ustayla sohbet eşliğinde kokoreçi bekleyip yiyeceğiz :)
5- Az kalsın unutuyordum... Kadıköye gittim mi mutlaka Durak Büfeden döner yerim.. Döneri için değil ama döneri koyduğu ekmeği ve içine koyduğu amerikan salatası ve patates köftesini çok seviyorum...
Hatta hiç unutmuyorum Alperenin doğumundan 1 ay sonra ameliyat olmuştum ve akşam yemeğine sipariş vermiştim bu dönerden canım çekmişti :)))
Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar benimde.. Nuraycım zaten mimlemiş o yüzden ben ekstradan mim yollamıyorummm :) Sadece lezzet duraklarımı paylaştım..
Sevgiler,
DeliKadın Pınar
Gönderen
İki Deli Kadın(Pınar)
Etiketler: Oburiksler, Ordan burdan şurdan 0 yorum
8 Nisan 2010 Perşembe
Etiketler: Oburiksler, Ordan burdan şurdan 0 yorum
Sevgili Kitap kurdu mimlemiş bizi :)
Eskiden dışarıda yemek yemeye bayılırdım ama artık evde yapılan leziz yemekler beni daha çok cezbeder oldu.
Nadirde olsa dışarıda yediğim ve beğendiğim yemekleri internette ufak bir araştırma yaparak evde kendim daha güzelini yapar ve bir daha oraya uğramaz olurum.Lezzet hırsızlığı bu olsa gerek :)
Hatta en son dışarıda çin usulü Tavuklu Noodle yemiş ve çok beğenmiştim.Ufak bir araştırmayla evde kendim yaptım, çok beğendik ve artık tarifi defterimde…
Şimdi ise dışarıda yeni tatlar arayışındayım…Mesala şu an sırada denenmek için bekleyen Taze Sarımsak Aşı yemeği var.Pınar’ın hastane ziyaretinden sonra acıktığımızı anlayıp soluğu Çiya’da almıştık ve burada tatmıştık bu değişik yemeği.
Dünde taze sarımsaklarımı alarak en kısa sürede bu yemeği zevkle yapmayı düşünüyorum …
Ama artık bunu da evde yapmamayım dediğim lezzet durakları var tabi…
İşte onlar…
1- Kayınvalidemin o müthiş lezzetli İran yemekleri.(Birbirinden lezzetli ve değişik tatlara bayılıyorum.Ve ufak ufakta olsa öğrenmeye başlıyorum.Resimdeki yemekte çok sevdiğim bir Aş’a ait)
2- Kadıköy Çiya ( Kebapları değil ama ev yemeklerine ve salata barına bayılıyorum.Tatmam gereken daha bir sürü lezzet var)
3- Şampiyon Kokoreç ( Yıllarca yemem ben öyle şeyler dediğim ama eşim tarafımdan tanıştırıldığım ve artık bir oturuşta midye dolmayı 10’larca yiyebileceğim tek durak.Kokoreçsiz tabi ki olmaz.)
4- Dönerci Ali Usta (Tıklım tıklım da olsa döner yiyebildiğim tek adres)
5- Çiğköfteci Gakkoş Usta (Sabah yada gece hiç fark etmez her zaman aşerdiğim ve üstüne başka çiğköfteci tanımadığım durak.)
Bir başkasını mimlemeye gelince blog dünyasına yeni merhaba diyen, şık ve değişik dekorasyon fikirleriyle bize renk katan evimin dekoratörünü sevgiyle mimliyorum…
Delikadin Nuray
10 ay olmuştu evimi taşıyalı ama yine taşınıyorum.
Upuzuuuuuun bir liste var elimizde.
İşyerinde işler desen onlarda koca bir liste…
Birde üstüne bahar yorgunluğu…
Bu aralar benden hiç umut yok.
Hadi bana kolay gelsin…
Delikadin Nuray
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)