Oburiksler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oburiksler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Belki de hepimizin ama özellikle bizim ailenin en küçüğünden en büyüğüne, hasta olduğumuzda bile sayıkladığımız çorbadır kendisi…Annem her yaz kilolarca yaşını ,kurusunu yapar ama yine de kışı geçiremeyiz.


Çınar’a da tarhana çorbasını tattırmak için hevesle katı gıdalara başlamasını bekledim.Hatta Çınar daha 3 aylıkken annem Çınar'a özel kaymaklardan ve en organik sebzelerden acısız tarhana çorbası bile yaptı ama gel gör ki Çınar’ın süt,süt ürünlerine alerjisi çıktı. :(
Yani bu kış hem ben hem Çınar bu tada hasretiz diğer tatlara hasret olduğumuz gibi…

Bu apayrı uzuuuunca konuşulması gereken bir konu zaten.Bir ara yazarım…
Çınar’da ben de diyetteyiz.Evet çok kolay olmuyor bu ürünlerin olmadığı bir yemeği bulmak ama annelik araya giriyor işte bu durumda…En zor öğünüm ise kahvaltı oluyor.Peynirin her çeşidi ,tereyağ , kaymak, çikolata hatta aklınıza ne gelirse desem …Çok az şeyde varmış gibi görünse de yiyeceğim şeyi ağzıma götürmeden önce içeriğini okuyunca yada düşününce muhakkak yasaklılar listesinde oluyor.


Neyse buna da şükür…


Tattırmak için can attığım diğer bir sebze ise Enginardı…Çok şükür ki o yasaklılar listesinde değil.Bu akşam eve gidince Çınar’ıma soğan , havuç, patates ,enginar ve dereotundan püre kıvamında çorba yapıcam.1-2 damla da limon katarım herhalde :)


Çoook merak ediyorum acaba beğenecek mi?


Dip not : Çınar’a yemeklerini yaparken bunu tek başına yediremiyorum onu da katayım bunun içine yesin gitsin diyen annelerden asla değilim.Belki doğru belki yanlış ama benim için damak tadı ne kadar önemliyse aynı hassasiyeti oğlum içinde gösteriyorum şimdiden… Çorbanın resmi ise portakal ağacı sitesinden...

Delikadin Nuray
Birkaç ay önceydi galiba İstinye Parkta tatmıştım bu çin makarnasını…Beğendim ya benim için bitmiştir. :)
Hemen internetten tarifini araştırmaya başladım.Malum bir sürü tarif.Biraz ordan biraz burdan işte kolayca yapabileceğiniz bir tarif.




Tarife gelince ;
Ay şeklinde doğranmış soğanlar ve sarımsaklar 1-2 kaşık sıvı yağda kavrulur.Sonra kuşbaşı şeklinde doğranmış tavuklar, biraz piştikten sonra sırasıyla julyen şeklinde doğranmış sebzeler ( Havuç , kabak , kırmızı biber) eklenir.5-10 dk piştikten sonra 3 yk kaşığı civarında soya sosu baharatlardan ise Zencefil ve karabiber eklenir…İsteğe göre ise toz acı biber…
Ayrı bir kapta çok haşlanmayan noodlar ile harman edilerek afiyetle yenir.


Not :Noodlarin ve sebzelerin özelliği hafif diri kalmalarıdır.Noodle ‘ ı yani yumurtalı erişteyi ise Çağrı marketlerde buldum.


Delikadin Nuray
Sabah sabah Arnavutköy sahildeki Bahar pastasinde midelere indirdiğimiz bu sucuklu yumurtanın nasıl güzel olduğunu söylemek istemiyorum :)) Zorlamayın lütfen hamileler var :)))

DeliKadın Pınar
Kuşburnu deyince çoğumuzun aklına Tansu Çiller geliyordur herhalde.(Aman Allah’ım nasıl bir modaydı kuşburnu çayı içmek.)O bize çayını sevdirmiş olabilir ama benimde niyetim size meyvenin kendisini sevdirmek.


Geçen seneydi.Annemin olgunlaşmış kuşburunlarını iştahla yemesinden özenmiş bende tadına bakmıştım bu meyvelerin.Evet aslında yemişlik kısmından çok çekirdek var içinde ama yine de çok lezzetli bence…

Geçen seneden tadı damağımda kalmış olmalı ki bu sene marmelatını değil meyvelerin kendilerini istedim ve özel isteğim üzere geçen hafta bu kuşburunları Ilgaz dağlarının bağrından kopup geldi bana… :) ( Eskiden pek kıymeti bilinmezdi ama gün geçtikçe köyü olan şanslı oluyor galiba…)





Resimde de görüldüğü gibi çoğu henüz olgunlaşmamış , olgunlaşması için ise formül bir bez parçasına sarıp birkaç gün beklemek ve sonra afiyetle yemek.Yiyemeyenler ise şifa niyetine yemeli çünkü Kuşburnu ;

• En iyi doğal C vitamini kaynağıdır. Enfeksiyonlara ve soğuk algınlıklarına karşı bedenin direncini artırır.


• Hafif müshil etkisi vardır.


• Hafif idrar söktürücü etki taşır.


• Tonik ve besleyicidir: Bedendeki güçsüzlük ve bitkinlik durumlarına karşı en iyi doğal ilaçtır.


• Hafif bir doku ve damar büzücüdür. Diyare durumunda ishali kesici etki yapar.


• Safra kesesi, böbrek ve mesane sorunlarında bedeni destekler.


Delikadin Nuray
13 Eylül evlilik yıldönümümüzdü… 7 yılı devirdik.. Bu 7 yıla neler neler sığdırdık. Herşeyden önemlisi iki tane dünya tatlısı yavrularımız…


Pazartesi gününe geldiği içinde cumartesi çıktık yola ve kendimizi Eminönünde bulduk. Önce biraz dolaşırız, turlarız diyorduk ama o puslu havada herkesin Eminönünde olduğunu görünce vazgeçtik ve acıkan karnımızı doyurmaya karar verdik… Hamdi Restaruant’a gidip teras katına çıktık… Aperatifleri resimledim . Muhabbete dalınca ana yemekleri unutmuşum ama bunlar bile süper görüntü değil mi?  Olsada yine yesek…


 
Eminönünde yemek yiyebileceğiniz en güzel restaruantlarından biridir.. Terasındaki manzara müthiş...
Tavsiye edilir...
 
 
DeliKadın Pınar

Bilen tadına,kokusuna,toplamasına bayılır.Bilmeyen ise tadına bakmayı bırak elini sürmeye bile cesaret edemez.

Ben 1.gruptanım ama yemesinden çok Karadeniz’in çam ormanlarında tırım tırım arayıp bulduğumda altın bulmuş gibi sevinenlerdenim.Hatta benim için bin terapiye bedel bile diyebilirim.
Aşağıdaki mantarların resimlerini bu yaz Kastamonu’nun çam kokan ormanlarında topraktan koparılmadan önce fotolamıştım.


Bu turuncu renkli mantar ; toplamaya , koklamaya kıyamadığım ve bilen insan için çok değerli olan bir mantar türüdür…Kendileri bir Kanlıca Mantarıdır…



İstanbul’un bazı semt pazarlarında mantarın bereketliliğine göre kilosu 5-10 tl ile arasında satılıyor.Hatta şimdi uyanık pazarcılar mangalda bu mantarları közleyip kokusunu tüm pazara sardırarak bir pazarlama yöntemi sergilemişler bile…Tadı kırmızı etten daha lezzetli diyebilirim.

Bu mantar ise ÜstüGökçe…Eğer bir tane gördüyseniz muhakkak yakın çevresinde de eşi vardır bu mantarın.Hayranım onların sadakatine. :)



Bu mantarlar ise şekillerinden de anlaşılacağı gibi yanından transit olarak geçmeniz gereken zehirli mantarlar…




Beyaz benekli kırmızı mantarları sizde çocukluğumuzun çizgi filmi Şirinler’deki evlere benzettiniz mi?




Delikadin Nuray
Maalesef bende bu sefer bayram tatilini fırsat bilip kaçamak yapanlardanım.
Doğumdan önce yani çekirdek aile olmadan önce son bir kültür turu yapalım dedik ve soluğu Kapadokya’da aldık.Canım arkadaşım Delikadin Pınar sağolsun bana profesyonel makinasını verince kartpostal tadında resimler çektim.Onları bir ara paylaşacağım ama onlardan önce paylaşmak istediğim başka güzellikler var…


Keseli bir bayanın başka ne düşüncesi olabilir ki?


Bu üzümler cumartesi günü Nevşehir’de bir bağbozumundan geldi benim ve mercimeğim için…Aslında bizzat gidip bağdan kendi ellerimle toplayacaktım ama kaldığımız otelden mesafe biraz uzak olduğu için eşimin arkadaşı tarafından toplanıp gönderildi…







Bu karadutlar ise Göreme’deki bir otelin bahçesinden… (Hani hamilelikte izinsiz bir şey yersen sonrada yanlışlıkla elini herhangi bir yerine dokunursan orada izi çıkar derler” ya, bana ne kadar hurafe gelse de etrafında yaşanmış örnekleri olunca insan dikkat etmiyor değil…Hatta yeni doğum yapmış bir arkadaşım “İşyerinde patronumun özel yapım ekmeklerinden yedim ama sonra haber vermeme rağmen yinede bebeğimin sol bacağında ekmek kırıntılarının izi var” diyince ablamın iştahlı bir şekilde ağaca saldırmasını görmemezlikten gelip “önce sahibinden izin alın anca o zaman yerim” dedim ve öyle yedim…Mayhoş tadı ise hala damağımda ve aklımda :)

Bu körpe biberler ise şehirler arası yolculuklarda yol kenarında duran manavın bir bahçesinden…Tabi önce izin sonra bahçeye dalıp kendi ellerimle bu biberleri toplama keyfi…


Ve son olarak Nevşehir’in tek yöresel lezzeti.Testi kebabı…
Lezzetinden çok görsel şovu beni cezp etti desem de eşim ve eniştem tadına bayıldılar.Restaurant olarak ise tavsiye üzerine gittiğimiz Ürgüp – Şömine Restaurant…Fiyatlar oldukça makul ve gönül rahatlılığıyla yemek yiyebileceğiniz nezih bir yer…


Bol iştahlı günler... :)
Delikadin Nuray
Ahhhh…Ahh…
Biri çıksın “Bunlardan bol bol yemelisin çünkü bunlar mercimeğine çoooooook faydalı” desin…
Lütfen… :(

Delikadin Nuray


Laf aramızda hazır dondurmaları pek sevmem.Yersem de illa ki meyvelilerinden yerim.Hatta hatırlayan hatırlar çocukluğumda buz parmak diye bir çeşidi vardı Algida’nın, hemen hemen hergün yerdim  vişnelisini...hala da tadı damağımdadır.Piyasadan kaldırıldığını duyduğum gün ise yıkıldığım gündür… :)

Pastanede satılan açık dondurmalar (her ne kadar daha sağlıksız olsa da verilen emeğin lezzeti olsa gerek) bana her zaman daha lezzetli gelmiştir.Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine de dün akşam Bostancı’daki Yaşar Usta’nın dondurmasını tattık.Bu zamana kadar da benim için en iyisi olan Moda’daki Ali usta'nın ne yazık ki dün pabucu en yüksekteki dama atıldı.


Allah’ım o ne güzel bir dondurma hatta dondurma bile değil bu yediğin buzlu gerçek meyve…


Lezzetin sırrı mevsiminin gerçek meyvelerinden yapılması.Mesela şimdi gidip Yaşar Usta’ya “çilekli dondurma yok mu?” derseniz hakaret etmiş olur üstüne de azar işitebilirsiniz.
Biz dün akşam yediklerimizden kırmızı erikli,kaymaklı ve muzlu çeşitlerine hayran kaldık.Biraz araştırdım da kavunlu,zencefilli, şeftalili ve incirli olan çeşitleri nam yapmış.Dün bu çeşitleri kalmamıştı ama tez vakitte tekrar gidilip bu çeşitlerden yemek boynumuzun borcu...


O taraflara yolunuz ya da bu lezzetin tadına bakmak isterseniz işte size tarif :
Bostancı minübüs caddesi'nde lunaparkı geçtikten sonra kadıköy istikametine doğru shell istasyonunun karşısındaki sokakta, hemen solda…

Delikadin Nuray

Herkese Merhaba,
Bu mimi görünce dayanamadım kızımda uyurken hemen yazayım dedim :)))
Nuraycım bu arada hastane çıkışı demek Çiyaya gittinizzz :))) Sizi gidi kaçaklarrrrrr...

1- Mantıyı çok severim..  En son sizinle de paylaştığım Casita - Feraye mantıya bayıldım.. Yanında coca-cola ve ekmek ile müthişşşş lezzet... Şimdi olsada yesekkk..

2- Bir zamanlar Nautilusta vardı ama kapandı...Appetitoyu bilenler bilir belki... Özgür makarna yaptırırdım her seferinde ama hep aynıydı seçeneklerim :) Fakat ben bu lezzeti yiye yiye kendim yapıyorum artık makarnamı.. Bir sonraki postta en son yaptğıım makarnayı paylaşıyor olacağım..

3- Eşiminde bayıldığı benimde çooook severek yediğim Fajita...
Mekanlar belli Midpoint ve Kırıntı...

4- Kokoreç... Koko kokooooo... Bizim mekanımız Bostancıda Üçler. Taner çok giderdi zamanında ve ben nefret ederdim ıyyyy derdim ama bir gün benide tanıştırdılar veeeee 9 ay boyunca hadi doğurayımda kokoreç yiyeyim diye sabırsızlıkla bekledim..  Şimdi de havaların biraz güzelleşmesini bekliyorum. Akşam gidicem bizim ustayla sohbet eşliğinde kokoreçi bekleyip yiyeceğiz :)

5- Az kalsın unutuyordum... Kadıköye gittim mi mutlaka Durak Büfeden döner yerim.. Döneri için değil ama döneri koyduğu ekmeği ve içine koyduğu amerikan salatası ve patates köftesini çok seviyorum...
Hatta hiç unutmuyorum Alperenin doğumundan 1 ay sonra ameliyat olmuştum ve akşam yemeğine sipariş vermiştim bu dönerden canım çekmişti :)))

Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar benimde.. Nuraycım zaten mimlemiş o yüzden ben ekstradan mim yollamıyorummm :) Sadece lezzet duraklarımı paylaştım..

Sevgiler,
DeliKadın Pınar

Sevgili Kitap kurdu mimlemiş bizi :)

Eskiden dışarıda yemek yemeye bayılırdım ama artık evde yapılan leziz yemekler beni daha çok cezbeder oldu.

Nadirde olsa dışarıda yediğim ve beğendiğim yemekleri internette ufak bir araştırma yaparak evde kendim daha güzelini yapar ve bir daha oraya uğramaz olurum.Lezzet hırsızlığı bu olsa gerek :)

Hatta en son dışarıda çin usulü Tavuklu Noodle yemiş ve çok beğenmiştim.Ufak bir araştırmayla evde kendim yaptım, çok beğendik ve artık tarifi defterimde…
Şimdi ise dışarıda yeni tatlar arayışındayım…Mesala şu an sırada denenmek için bekleyen Taze Sarımsak Aşı yemeği var.Pınar’ın hastane ziyaretinden sonra acıktığımızı anlayıp soluğu Çiya’da almıştık ve burada tatmıştık bu değişik yemeği.
Dünde taze sarımsaklarımı alarak en kısa sürede bu yemeği zevkle yapmayı düşünüyorum …

Ama artık bunu da evde yapmamayım dediğim lezzet durakları var tabi…
İşte onlar…

1- Kayınvalidemin o müthiş lezzetli İran yemekleri.(Birbirinden lezzetli ve değişik tatlara bayılıyorum.Ve ufak ufakta olsa öğrenmeye başlıyorum.Resimdeki yemekte çok sevdiğim bir Aş’a ait)

2- Kadıköy Çiya ( Kebapları değil ama ev yemeklerine ve salata barına bayılıyorum.Tatmam gereken daha bir sürü lezzet var)

3- Şampiyon Kokoreç ( Yıllarca yemem ben öyle şeyler dediğim ama eşim tarafımdan tanıştırıldığım ve artık bir oturuşta midye dolmayı 10’larca yiyebileceğim tek durak.Kokoreçsiz tabi ki olmaz.)

4- Dönerci Ali Usta (Tıklım tıklım da olsa döner yiyebildiğim tek adres)

5- Çiğköfteci Gakkoş Usta (Sabah yada gece hiç fark etmez her zaman aşerdiğim ve üstüne başka çiğköfteci tanımadığım durak.)
Bir başkasını mimlemeye gelince blog dünyasına yeni merhaba diyen, şık ve değişik dekorasyon fikirleriyle bize renk katan evimin dekoratörünü sevgiyle mimliyorum…


Delikadin Nuray

Dün yoğun ve yorucu bir gündü.. Sabahın köründe Zeynoya gittim :) Önce güzel bir kahvaltı sonra caddeye kuaför ve acıkan karnımızı doyurmak istedik ...

Ne yesek ne yesek derken feraye geldi aklımıza.. Hemen soluğu Casita Mantı'da aldık... Ben her zaman yerim feraye, fakat maslakta başka bir mekanda yiyordum.. Casitata da ilk kez yedim gerçekten inanılmaz lezzetliydi..
Yemekte arkadaşımın tabağından hoş olmayan bir sürpriz çıktı ama hemen ilgilenip telafi ettiler... Ve sonra çoook güzel bir tatlı ikram ettiler ama o güzel tatlının fotosunu çekmeyi unuttum ..

Şimdilik mantı ile idare edin...

Sevgiler,
DeliKadın Pınar
Çarşamba günü pek bir hamarattım :) Naciye abla temizliğe gelmişti o temizlik yaparken bende kendimi mutfağa attım :) Özomun ne zamandır istediği ve benim 6,5 yıllık evliliğimizde hiç yapmadığım karnıyarıkı yaptım :) Hep annem yapardı istediğinde benim yapmama gerek kalmıyordu ama annecim 1,5 aydır hastanede iş başa düştü dedim aradım annemi aldım güzelce tarifini :) Ohhh bir güzel oldu ki Özom parmaklarını yedi :)))

Neyse sonraaaa dedim akşama bisküvi pastası yapayım oğluşuma... Hemen sıvadım kolları ama hep unuturum şu pastayı yaparken kaç puding pişiriyordum diye :) Her zamanda 2 paket yapıp kendimi sağlama alırım ve aaa bak bir sonraki sefer 1 paketten yapıcam derim :)
Ben yine 2 paket pudingi pişirip yaptım :) Tarifini vermiyorum sanırım herkes bu pastanın tarifini biliyordur ama yok biz bilmiyoruz diyen olursa yazarım seve seve...
Bu fotoda fazla pişirdiğim puding :)



Bu sabah oğluşum giderken dün biten pastadan yine istedi :)

 
Bu arada tüm çalışan arkadaşlar bugün cuma hadi bakalım tatil geldi :)

Sevgiler,
DeliKadın Pınar
Benim hiç öyle tatlıya düşkünlüğüm yoktur esasında... Ama Ada'ya hamile kaldığımdan beri sürekli tatlı istiyor canım... Ye ekşiyi çıkar Ayşeyi ye tatlıyı çıkar Hakkıyı olayı bizde tam tersi oldu maalesef :) Alperende çok ekşi yedim bunda da tatlı yiyorum :)))

Dün Zeynep'in masajı için Cerrahpaşaya gittik. Oradan da yolumuzun üstünde olan Karaköyde arkadaşımıza uğrayalım dedik. Köşkeroğlu kebapçıya gittik... Tatlıya düşkün olmadığımdan hayatımda hiç katmer tatlısı yememiştim :) Ama dün yedimmmm...

Nasılda güzel bir lezzeti vardı öyle...
Yolunuz düşerse Gaziantepli Köşkeroğlu'na muhakkak uğrayın derim...
Hatta Nuraycım hazır Antepe gitmişken kesinlikle oralarda çok iyi yapan yerler vardır katmer yemeden dönme sakın...

Hatta araştırırken bakın köşkeroğlunun verdiği tarifi bile buldum :)

200 gr un
100 gr su
Bir fiske tuz
100 gr taze kaymak
100 gr çekilmiş fıstık
100 gr tereyağı.


Hazırlama Süresi: 20 dk
Pişirme Süresi: 5 dk
Servis: 2 kişi
200 gr un, 100 gr su ve tuz geniş bir kapta kulak memesi kıvamına gelinceye kadar yoğurulur ve 2 eşit parçaya ayrılır. Nemli bir bez örtülerek 30 dk dinlenmeye alınır.


Dinlenen hamur, mutfak tezgahında merdane yardımıyla beze haline getirilerek 10 dk daha dinlenmeye alınır. El yardımıyla bezeler çok ince açılır ve zarf şeklinde katlanır. Fıstık, kaymak, tereyağı ve toz şeker, katlanan hamurlara eşit şekilde konularak tekrar zarf şeklinde katlanır. Fırın tepsisine yerleştirilerek 250 derecede yaklaşık 5 dk üzeri kızarıncaya kadar pişirilir ve sıcak servis edilir.


Afiyet Olsun...

DeliKadın Pınar

Not : Resim maalesef temsilidir. Çünkü dün hiç o güzel katmerin resmini çekmek aklıma gelmedi bir anda daldım tabağa :)))

Geçen hafta p.tesi gününden beri işyerinde öyle stresli ve yorgun günler geçirdim ki ama çok şükür sonunda bitti...
Hal böyle olunca blogumuzlada çok fazla  ilgilenemedim
ama sağolsun Pınar'cım bizi hiç postsuz bırakmadı zaten...

Bu yorgun günlerde enerji depomu doğal yöntemlerle korumaya çalışınca böyle güzel renkleri olan içeçekler içtim.
Bilin bakalım bu güzel renkler neyin karışımına ait???

İkidelikadin Nuray

Çikolatayı çok sevmem ama gofretlere bayılırım.
Dün akşam bizim kızlara (yiğenlerime) almak bahanesiyle bu gofretten satın aldım.
Ama sonra farkettim ki çoğunu ben yemişim... :)

İnanılmaz güzel bir lezzet.Demedi demeyin...

3 çeşiti mevcut.



Çilekli, Vanilyalı ve Fındıklı...

Dip not :Bu aralar çok yoğun tempoda çalıştığım için enerji desteği şart...İstediğim kadar yiyebilirim yani...

İki Delikadin Nuray


Kuru uzume benzeyen bu şeylerle kuzenimin ikram etmesi ile tanistim.Ardından nette küçük bir araştırma yaptım ve sayısız faydası olduğunu gordum.

KİLOSU 18 tl civarında.İşyerinde masanıza, evde orta sehpaya konulup akla geldikçe Kuruyemiş gibi tüketilecek bir meyve bu.Şimdiden Şifa olsun efendim.

Yaban mersini Damarlar üzerinde oldukça etkilidir.


• Varis
• Basur (hemoroid)
• romatizmal ağrılar
• Kan damarlarının tıkanması
• Damar sertliği
• Akciğer amfizemi
• Zayıf Kılcal damarların güçlendirilmesi.
• Artrit (eklem iltihaplanması) rahatsızlıklarının tedavisin de yardımcı faktördür.

Diğer yandan yaban mersini Gözde olumlu etkileri olan bir besindir.

• Göz yorgunluğu,
• Miyopluk,
• Katarakt,
• Karasu (Glokom: Göz tansiyonu),
• Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati),
• Gece körlüğü, gibi rahatsızlıklarda oldukça etkili bir meyvedir.
• Tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı
• Gece görüşünü artırıcı,
• Göz kamaşmasını giderici,
• Retinayı güçlendirici, olarak ta kullanılabilir.


Mide rahatsızlıklarıyla ilgili olarak yaban mersini
• Bulantıyı baskılayıcı
• Mide kramplarını önleyici,
• ülser önleyici olarak kullanılır


Kullanım Şekli
Likapa taze meyve olarak kullanılabildiği gibi Kurutulmuş olarak ta kullanılabilir. Diğer yandan marmeladı da oldukça yaygın olarak tüketilmektedir. Aktarlardan elde edilen genelde Kurutulmuş meyveler çay şeklinde demlenip içilebilmektedir. Ayrıca meyve sularına katılan bir kokteyl tamamlayıcı olarak kullanıldığı da sık karşılaşılan bir durumdur.

Delikadin Nuray

Yılın son gecesini arkadaşlarımız Esra ve Ahmet’in evinde güzel bir ziyafet ve muhabbet sonrası Pisi7 ‘li oynayarak ;

2010’a ise ne yazık ki üst üste atılan ve sonrasında bana patlayan 7’lilerin cezası olan kağıt çekerek girdim…Heee birde Ahmet’in hain kıkırdamaları eşliğinde…

Diğer günlerimize gelince;
Eşimle resmen izdivaya çekildik bu süreçte.Bol bol uyuyup güzel yemekler yedik.Gecemiz gündüzümüz birbirine karışmış olsa da tadı damağımızda kalan mutlu huzurlu günlerdi.
Tabi bu aradada Sesido ile ne zamandır yapmaya heveslendiğimiz ama bir türlü fırsat bulamadığımız tuzda balığıda nihayet yapmış ve bu muhteşem lezzeti de artık favorilerimiz listesine eklemiş olduk.
Yapılışı öyle kolay ve sonuç öyle muhteşem ki…Balık sevmeyenler bile bu şekilde pişen balığa hayran kalacaktır demedi demeyin…

Yapılışı :
1 kg kaya tuzu yada bildiğimiz sofra tuzu
2 yumurta akı ile hamur kıvamına gelene kadar güzelce yoğrulur.Sonra tepsiye bir zemin oluşturularak zeytinyağ ile ovalanmış balıklar (zeytinyağı balığa tuzların yapışmasını önlüyor) yerleştirilerek üstü aynı malzeme ile kaplanır.25-30 dk boyunca 180C de pişirilir.Bir bıçak ve çekiç yardımıyla üst kapak dağıtılmadan kaldırılır ve balık yine aynı şekilde çok fazla tuza değmeden çıkartılır.


Büyülü bahçe Esra ve Pınar tez zamanda bize tuzda balık yemeğe davetlisiniz…

Delikadin Nuray

Geçtiğimiz haftalarda gelen misafirimiz Ebru Abla bize bu iki kişilik çok güzel fincan takımını getirmiş...
Eşimle ikimizde bayıldık.. Eşimin direkt hayali çocuklar büyüyüp evden gidince karşılıklı kahve içeriz :)))
Dedim olur mu hiç onların büyümesini beklicez bu güzelleri kullanmak için :) Hemen yıkayıp girdim mutfağa ve Çeşmeden gelen damla sakızlı türk kahvesinin tadına baktık :)))

Alpişim de evde yoktu karı koca kahve keyfi yaptık... Ben tabi yarısını içtim malum fazla kafein almamak uğruna :) Ama damla sakızlı türk kahvesinin tadı da fena olmuyormuş.. Fakat yine de klasik kahveyi tercih ediyorum :)))

DeliKadın Pınar
Dün akşam Çiğdemler geldiler. Gelirken de bana gündüz yaptığı brownilerden getirmiş.. Ben hazır sanmıştım oysaki ama marifetli görümcem kendisi yapmış...



Lezzetine bayıldığımı söylemek zorundayım :) Ve işte bu güzelliğin tarifi.. Üstelik yapımı çok çok kolaymış...

Malzemeler
1 Su Bardağı Toz Şeker
1 Su Bardağı Un
1 Su Bardağı Sıvı Yağ
2 Yumurta
3 Yk kakao
1 Elma rendesi
Vanilya
Kabartma Tozu

Yapılışı
Bütün malzemelei karıştırıyorsunuz ve kağıt kalıpların 3/2'si dolacak şekilde döküyorsunuz. Önceden ısıtılmış 170C lik fırında 20 dk pişiriyorsunuz...

Bazı fırınlarda pişme süresi deüişiyormuş bu yüzden arada kontrol etmekte bence fayda var...

Elmalar yumuşacık olmasını ve ıslak olmasını sağlıyormuş...

Haydi hanımlar mutfağa...

Afiyet olsun.
Deli Kadın Pınar