Belki de hepimizin ama özellikle bizim ailenin en küçüğünden en büyüğüne, hasta olduğumuzda bile sayıkladığımız çorbadır kendisi…Annem her yaz kilolarca yaşını ,kurusunu yapar ama yine de kışı geçiremeyiz.
Çınar’a da tarhana çorbasını tattırmak için hevesle katı gıdalara başlamasını bekledim.Hatta Çınar daha 3 aylıkken annem Çınar'a özel kaymaklardan ve en organik sebzelerden acısız tarhana çorbası bile yaptı ama gel gör ki Çınar’ın süt,süt ürünlerine alerjisi çıktı. :(
Yani bu kış hem ben hem Çınar bu tada hasretiz diğer tatlara hasret olduğumuz gibi…
Bu apayrı uzuuuunca konuşulması gereken bir konu zaten.Bir ara yazarım…
Çınar’da ben de diyetteyiz.Evet çok kolay olmuyor bu ürünlerin olmadığı bir yemeği bulmak ama annelik araya giriyor işte bu durumda…En zor öğünüm ise kahvaltı oluyor.Peynirin her çeşidi ,tereyağ , kaymak, çikolata hatta aklınıza ne gelirse desem …Çok az şeyde varmış gibi görünse de yiyeceğim şeyi ağzıma götürmeden önce içeriğini okuyunca yada düşününce muhakkak yasaklılar listesinde oluyor.
Neyse buna da şükür…
Tattırmak için can attığım diğer bir sebze ise Enginardı…Çok şükür ki o yasaklılar listesinde değil.Bu akşam eve gidince Çınar’ıma soğan , havuç, patates ,enginar ve dereotundan püre kıvamında çorba yapıcam.1-2 damla da limon katarım herhalde :)
Çoook merak ediyorum acaba beğenecek mi?
Dip not : Çınar’a yemeklerini yaparken bunu tek başına yediremiyorum onu da katayım bunun içine yesin gitsin diyen annelerden asla değilim.Belki doğru belki yanlış ama benim için damak tadı ne kadar önemliyse aynı hassasiyeti oğlum içinde gösteriyorum şimdiden… Çorbanın resmi ise portakal ağacı sitesinden...
Delikadin Nuray
İşte benim insertin sayfalarını karıştırırken “ Aaaa evet böyleydi ” dediğim ve de bilmediğin ama beğendiğim nostaljik ürün ambalajları… Devamı için ise Nostaljik İnsert...
(Migros’un alışveriş kamyonu çoook güzel anılarımın arasında.Ama benim hatırladığım kamyon resimdeki gibi değil…Benim hatırladığım kamyonun sonundan markete çıkan merdivenler ve ağzına kadar dolu sağlı sollu raflar var.Hatta bir cıngılı da vardı ama şimdi hatırlayamadım… yoksa uyduruyor muyum?)
Delikadin Nuray
Pepeeee benim bile :) keyifle seyrettiğim oldukça başarılı bir çizgi film…
Yalnız Pepee’nin diğerlerinden şöyle bir farkı var.
Pepee boynuna yada omzuna nazar boncuğu takar , geleneksel türk yemeklerimizden mesala etli kuru fasülyeden yer , zeybek , harmandalı vs.halk oyunlarımızdan herhangi birini oynamayı çok sever…
Size de garip geldi dimi?
İlk keşfedişimizde Pepee arkadaşıyla hoplaya zıplaya halay çekiyordu :) bizde nasıl yani diyerek gülmüş ve sonrada merakla dur bakalım buda neymiş diye seyretmeye başlamıştık.
Yapımcısı şarkıcı Kıraç’ın adına şarkılar yazdığı sevgili eşi Ayşe Şule Bilgiç…Müzikler Kıraç’tan seslendirme ise Ayşe’den…Öyle hoş ve etkileyici bir ses tonu varki.Arada bakıyorum ben bile Ayşe gibi “Pepeee Peepee yaralı pepeee” diye şarkı mırıldanıyorum.
Madem her şey Türk neden ismi Pepee diyenlere ise yanıt ;
Pepee Türkçe bir kelime ve Anadoluda kekemelik için kullanılıyormuş.Merak edip seyretmek isteyenler ise TRT Çocuk kanalına…
Delikadin Nuray
Dünyada bir ilk yaşanacak bu akşam... Bütün kadın taraftarlar ve çocuklar stadı hınca hınç dolduracak...
Herkes görsün Fenerbahçe aşkı nasılmış diye... Bunu dünyaya Fenerbahçeli kadınlar duyuracak...
Bakın Hurriyet yazarı sayın Oğuz Güven ne demiş;
"Haydi kızlar maça diye çağrılar yapılıyor.
Ve ben de diyorum ki;
Aykut Kocaman ve futbolcularının alın terine sahip çıkmak için
Stadlardaki küfüre karşı büyük mücadele veren Aziz Yıldırım için
Kimi kadının aşkı, kimi kadının kuması Fenerbahçe’yi
Yalnız bırakmamak için;
Dünyada bir ilkin rekorunu kırarken “Ben de oradaydım” diye gururlanmak için
Hukuk dışı uygulamalara, Fenerbahçe’ye yapılan haksızlıklara karşı çıkmak için
80 gündür ızdırap çektirilen eşin, sevgilin, kardeşin, baban, amcan, dayın için
Sarı lacivert ojelerinizi, mavi rimellerinizi sürün
Trafik, yol, gece, çoluk çocuk bahanesine sığınmayın
Çünkü gün o gündür
Formaları giyin
Saraçoğlu tribünlerini çiçek bahçesine çevirin
Erkekler kaldırımdan bağırsın “Sarıııııııı”
Ve tribünden kadınlar cevap versin “Laciverttt”"
Bu da benim elimin fotoğrafı... Mesai saatinde ancak bu kadar ama akşama kadar daha çok sarı-lacivert olacak her yer :)
Bu kadar hasta , bu kadar aşığım takımıma...
Deli Kadın Pınar , Hasta Fenerli Pınar :)
Herkes görsün Fenerbahçe aşkı nasılmış diye... Bunu dünyaya Fenerbahçeli kadınlar duyuracak...
Bakın Hurriyet yazarı sayın Oğuz Güven ne demiş;
"Haydi kızlar maça diye çağrılar yapılıyor.
Ve ben de diyorum ki;
Aykut Kocaman ve futbolcularının alın terine sahip çıkmak için
Stadlardaki küfüre karşı büyük mücadele veren Aziz Yıldırım için
Kimi kadının aşkı, kimi kadının kuması Fenerbahçe’yi
Yalnız bırakmamak için;
Dünyada bir ilkin rekorunu kırarken “Ben de oradaydım” diye gururlanmak için
Hukuk dışı uygulamalara, Fenerbahçe’ye yapılan haksızlıklara karşı çıkmak için
80 gündür ızdırap çektirilen eşin, sevgilin, kardeşin, baban, amcan, dayın için
Sarı lacivert ojelerinizi, mavi rimellerinizi sürün
Trafik, yol, gece, çoluk çocuk bahanesine sığınmayın
Çünkü gün o gündür
Formaları giyin
Saraçoğlu tribünlerini çiçek bahçesine çevirin
Erkekler kaldırımdan bağırsın “Sarıııııııı”
Ve tribünden kadınlar cevap versin “Laciverttt”"
Bu da benim elimin fotoğrafı... Mesai saatinde ancak bu kadar ama akşama kadar daha çok sarı-lacivert olacak her yer :)
Bu kadar hasta , bu kadar aşığım takımıma...
Deli Kadın Pınar , Hasta Fenerli Pınar :)
Miniklerin babalarına hediyesi için yapmanız gereken tek şey facebook sayfasını beğenip, aile fotoğrafınızı ve iletişim bilgilerinizi sayfayı beğendikten sonra çıkacak olan mail adresine yollamanız...
Her gün katılım yapabilirsiniz.
Günlük 10 şanslı kişi bu hediyelerden birine sahip olacak...
Gönderen
İki Deli Kadın(Pınar)
Etiketler: Bedavacılar, Kampanyacılar 0 yorum
6 Haziran 2011 Pazartesi
Etiketler: Bedavacılar, Kampanyacılar 0 yorum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












